İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Notları
(Amasya Görüşmeleri-Temsil Heyetinin Ankara'ya Gelişi-Son Osmanlı Mebusan Meclisi ve Misak-ı Milli-İstanbul'un Resmen İşgali ve Tepkiler-TBMM'nin Açılması-TBMM'ye Karşı Ayaklanmalar ve Nedenleri, Alınan Önlemler, Sonuçları)
Amasya Görüşmeleri (20 Ekim - 22 Ekim 1919): Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti ile yaptığı yazışmalarda; Hükümetin Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde alınan kararlarına bağlı olmasını, Meclis-i Mebusan toplanana kadar hükümetin önemli kararlar almamasını, atamalarda Heyet-i Temsiliye’ye danışılmasını istemiştir. Ancak bütün bu yazışmalar bir sonuç vermedi. Bununla birlikte, İstanbul Hükümeti Mustafa Kemal ile görüşmek üzere Anadolu’ya bir temsilci gönderdi.(Bahriye Nazırı Salih Paşa). İstanbul Hükümeti ile Heyet-i Temsiliye arasında yapılan Amasya görüşmelerinde taraflar şu esaslar üzerinde anlaşmışlardır:
- İstanbul Hükümeti Sivas Kongresi kararlarını Meclis- Mebusan’da onaylanması şartıyla kabul edecektir.
- Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Derneği yasal bir kuruluş olarak İstanbul Hükümeti’nce tanınacaktır.
- Türklerin çoğunlukta olduğu yerlerin işgaline izin verilmeyecektir.
- Müslüman olmayan topluluklara Türklerin egemenlik haklarını, toplumsal dengesini bozacak ayrıcalıklar tanınmayacaktır.
- Meclis-i Mebusan’ın güvenlik bakımından İstanbul’ da toplanması uygun değildir. Bu nedenle Meclis Anadolu’da geçici olarak toplanacaktır.*
- İtilaf Devletleri ile yapılacak barış görüşmelerinde Heyet-i Temsiliye’nin uygun göreceği temsilcilerin bulunması sağlanacaktır.
Sonuç: Heyet-i Temsiliye Osmanlı(İstanbul) Hükümeti tarafından resmen tanınmıştır.
*Görüşmeler sonunda Meclis-i Mebusan’ın İstanbul dışında açılması İstanbul Hükümeti’nce kabul edilmemiştir.
Heyet-i Temsiliye'nin Ankara'ya gelişi:
27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelen Mustafa Kemal burasını Anadolu’daki direniş hareketinin merkezi olarak seçmişti. Peki neden? Ankara coğrafi konum bakımından Anadolu’nun ortasına yakın bir yerde bulunuyordu. Ayrıca o dönemin en önemli ulaşım aracı olan demiryolu Ankara’ya kadar uzanıyordu. Batı cephesine yakındı. Asıl savaşın olduğu Batı Cephesi'ne yakın olması tercih edilmesini güçlendirmişti. Haberleşme olanakları iyi durumdaydı. Ankara'da halkın kurtuluşa ve direnişe desteği tamdı. Düşman tehlikesinden uzaktaydı. İstanbul'daki gelişmeleri daha yakından izleme imkanı bulunuyordu.
Son Osmanlı Mebusan Meclisi ve Misak-ı Millî (28 Ocak 1920):
-Padişah Vahdettin, Mondros Ateşkes Antlaşması’nın uygulamaya konulduğu günlerde Mebuslar Meclisi'ni kapatmıştı. Amasya Görüşmelerinde ise yeniden açılması kararlaştırılmıştı. M. Kemal İstanbul’da toplanmasını sakıncalı gördü fakat İstanbul hükümeti bu yönde ısrarcı olunca İstanbul’da toplanması kararlaştırıldı.
- İşgal devletlerine göre, yeniden toplanacak meclis savaş kararı vermeye cesaret edemezdi. Olsa olsa barış isterdi. O da işgal devletlerinin işine yarardı. Bu düşünceyle seçimlere ve meclisin toplanmasına karışmadılar. Seçimler 1919 yılı Kasım ayında tamamlandı.
-Mustafa Kemal seçilen bir kısım Mebuslarla Ankara'da görüştü. Misak-ı Milli'nin esasları kararlaştırıldı. Mebuslar Meclisi 12 Ocak 1920 de İstanbul'da toplandı. Temsil Heyeti yandaşı Mebuslar, Felah-ı Vatan grubunu oluşturdular. Bu grubun, vatanın bütünlüğünü koruma amacına yönelik istekleri, Mebuslar Meclisi tarafından kabul edilerek Misak-ı Milli ( Milli Ant) ilân edildi (28 Ocak 1920).
-Mecliste Mustafa Kemal’in Ankara’da görüştüğü mebuslardan isteği olan Müdafaa-i Hukuk grubu kurulmamış, Mustafa Kemal meclis başkanı seçilmemişti ancak Misak-ı Milli’nin kabulü hepsinden daha önemliydi.
Misak-ı Milli’nin Önemi ve Sonuçları:
-*** Sınırlar, bağımsızlık, kapitülasyonlar ve azınlık hakları konularında kararlar almıştır.
- Erzurum ve Sivas Kongreleri kararları kabul edilmiştir.
- Türk vatanının kesin sınırları çizilmiştir.***
-Her türlü kapitülasyonların kaldırılması istenmiştir.***
-Kurtuluş Savaşı'nın dayandığı ilkeler açıkça ortaya konmuştur. Tam bağımsızlık ve milli egemenlik kavramları vurgulanmıştır.
*** Misak-ı Milli’nin kabulü İstanbul’un işgaline sebep oldu.
- Bunun üzerine M. Kemal TBMM’yi kurma çalışmalarına başladı.
İstanbul’un İşgali ve Son Osmanlı Mebusan Meclisinin Kapatılması
( 16 Mart 1920):
-Misak-ı Milli kararlarını beklentilerine ve çıkarlarına aykırı bulan itilâf Devletleri, Ali Rıza Paşa hükümetine kararların geri alınması için baskı yaptılar. Ali Rıza Paşa, Hükümet Başkanlığından istifa etti(3 Mart 1920). Salih Paşa Hükümeti kuruldu.(8 Mart 1920). İşgalciler bu sıralarda Adana çevresinde Ermenilerin katledildiği yolunda yalan haberler yaymışlardır. İtilaf Devletleri sözde katliamdan İstanbul Hükümeti'ni sorumlu tuttu ve İstanbul’u resmen işgal ettiler. Mebuslar Meclisi'ni basarak, Temsil Heyeti'nin görüşleri doğrultusunda çalışan Mebusları tutukladılar. Bütün devlet binalarını ve karakolları denetim altına aldılar. Mebusların bazıları Anadolu'ya kaçtı. İşgalci devletler, Anadolu'da sürdürülen millî mücadeleden vazgeçilmezse, İstanbul’u tamamen alacaklarını ilân ettiler. Ayrıca işgalcilere güvenerek devletin içinde bulunduğu durumdan çıkabileceğini düşünen, kontrolleri altına aldıkları padişah Vahdettin’in emirlerine herkesin uymasını istediler. İtilaf Devletleri Mebusan Meclisi’nin kapatılması ile Milli Mücadele'nin sona ereceğine inanmıştır ama yanıldıklarını kısa zamanda görecekler.
- Vahdettin, işgalcilerin dağıttığı Mebusan Meclisini kapattı. (11 Nisan 1920). Böylece II. Meşrutiyet’te resmen sona erdi. Bunlar yaşanırken Salih Paşa ve başkanı olduğu hükümet istifa etti. Yerine tekrar Milli Mücadele karşıtı Damat Ferit Paşa geçti. İstanbul Hükümetini o kuracaktı.
İstanbul’un Resmen İşgaline Karşı M. Kemal’in Tepkisi ve Aldığı Önlemler:
1- Durumu vatanın her tarafına duyurdu ve protesto etti.
2. İstanbul ile telgraf ve telefon haberleşmesinin kesilmesini istedi.
3. İstanbul'daki tutuklamalara karşı, Anadolu'daki İtilâf Devletleri subaylarının tutuklanmasını istedi.
4.Anadolu'dan İstanbul'a her türlü malî kaynak gönderimini durdurdu.
5. İşgal güçlerinin İstanbul ve Adana'dan Anadolu'ya yapacakları sevkiyata engel olmak için Geyve ve Ulukışla demiryollarını tahrip ettirdi.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN AÇILMASI (23 Nisan 1920):
- İstanbul’un işgali ve Mebuslar Meclisi'nin kapatılması üzerine Mustafa Kemal, Temsil Heyeti adına yayımladığı bir emirle, Ankara'da olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin toplanacağını duyurdu. Seçimler yapıldı. Seçilen milletvekilleri ile İstanbul’dan kaçabilen milletvekilleri Ankara'da toplandı ve TBMM açıldı. Böylece millet egemenliğine dayanan yeni Türk Devletinin temelleri atılmış oldu.
- ** Yönetimde millet söz sahibi olduğu için devletin adı da "Cumhuriyet" olmalıydı. Fakat Kurtuluş Savaşımız devam ediyordu. Ülkenin yönetim biçimi konusunda tartışmaya girilmesi mücadelemize zarar vereceği için Cumhuriyet adının verilmesi daha sonraya bırakıldı.
-TBMM'nin açılışından bir gün sonra meclis başkanlığına seçilen Mustafa Kemal, durumu Avrupa Devletlerine bildirdi, İstanbul Hükümeti ile yaptıkları ve yapacakları antlaşmaların TBMM tarafından tanınmayacağını duyurdu.
- 3 Mayıs 1920’de TBMM Hükümeti kuruldu.
- 20 Ocak 1921’de ilk Anayasa “(Teşkilat- Esasiye)” hazırlandı.
- Anayasanın ilk maddesi: “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” diyerek egemenliği halka vermiştir.
- İlk mecliste Tesanüt Grubu, Halk Zümresi ve Islahat Grubu, İstiklâl Grubu, Müdafaa-i Hukuk Grubu (M. Kemal kurdu) olarak dört grup vardı.
İlk TBMM’nin Özellikleri:
- Güçler birliği ilkesi benimsenmiştir.(yasama, yürütme, yargı güçlerinin mecliste toplanması) Böylece çabuk ve uygulanabilir kararların alınması sağlanmıştır.(Çünkü o sırada ülkemiz işgal altındaydı ve önemli kararların hızlı bir şekilde verilmesi gerekiyordu.)
- Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu ve meclisin üstünde bir gücün olmadığı belirtilmiştir.
- Meclisin başkanı aynı zamanda hükümetinde başkanıdır.
- Partileşme yoktur, gruplaşma vardır.
*** Padişahlık hemen ret edilmedi. Çünkü padişah yanlılarının tepkisini çekerek iç sorun yaşamak ve bölünmeler olsun istenmiyordu.
* Kurucu meclis niteliğindedir.
* Meclis Hükümeti sistemini benimsedi. (Bakanların meclis tarafından seçildiği sistemdir.) Cumhuriyetin ilanı ile şimdiki sistem olan “Kabine(Bakanlar Kurulu) Sistemine” geçilecektir.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'NE AYAKLANMALAR:
Bu sıralarda Damat Ferit Paşa yeniden sadrazam olmuştu. TBMM'nin açılmasını istemiyordu. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yürüttükleri mücadelenin yanlış olduğunu savunuyordu. Halkı bu yönde kışkırtıyordu. Mustafa Kemal hakkında idam kararı çıkardılar. Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi’ye Mustafa Kemal ve arkadaşlarının asi ve günahkar olduğu konusunda fetva yayınlattılar. Bu fetva ve milli mücadele karşıtı bildiriler İngiliz uçaklarıyla Anadolu’ya dağıtıldı. Ayrıca İstanbul’da birçok gazete halkı kandırmaya yönelik, milli mücadele karşıtı haberler yayımlıyordu. Halkın dinî duyguları istismar edilerek bir takım isyanlar çıkartıldı. Ayrıca Kuvayı Milliye’yi yok etmek için Kuvayı İnzibatiye adında bir ordu kurdular. Bu ayaklanmaları ve eylemleri işgalci devletler de destekledi. Zaten milli mücadeleye karşı kışkırtma, eylem ve propagandaları başta İngiltere olmak üzere işgalci devletler ve İngiltere’nin işbirlikçisi Damat Ferit Paşa hükümeti yapıyordu. Amaçları TBMM’yi yani milli mücadeleyi ortadan kaldırmaktı.
1- İstanbul Hükümetinin Çıkarttığı Ayaklanmalar
a) Ahmet Anzavur Ayaklanması: Balıkesir, Biga, Gönen, Manyas ve Susurluk çevresinde yayılmıştır. Ayaklanmayı Çerkez Ethem bastırmıştır.
b) Kuva-yi inzibatiye (Halife Ordusu): Kuva-yi Milliye’yi dağıtmak için Damat Ferit Paşa kurdu. Kuva-yı Milliye'ye karşı İngilizler'in yardımları ile kurulmuştur. Bu ordu, Kuva-yi Milliye birliklerine saldırdı ise de püskürtüldü. İzmit ve Geyve çevresinde etkili olmuştur.
*Kuva-yı İnzibatiye birliklerinin bir kısmı Kuva-yı Milliye'ye katılmıştır.
2- İstanbul Hükümeti İle İşgalci Güçlerin Birlikte Çıkarttığı Ayaklanmalar
a) Bolu, Düzce, Hendek, Adapazarı ayaklanması b) Konya ayaklanması (Delibaş)
c) Afyon ayaklanması ( Çopur Musa) d) Millî aşireti ayaklanması (Urfa)
e) Yozgat ayaklanması
3- Azınlıkların Çıkarttığı Ayaklanmalar
a) Pontus Rum Ayaklanması b) Ermeni intikamcıları
*** Kuva-yı Milliye Birliklerinin bu isyanların bastırılmasında büyük faydaları oldu.
4- Kuva-yi Milliyeci Olup Sonradan Ayaklananlar
a) Çerkez Ethem ayaklanması b) Demirci Mehmet Efe ayaklanması
** Kuva-yi Milliyeciler düzenli orduya girmemek için ayaklandı.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
TBMM'nin İşgalcilerin ve İstanbul Hükümetinin yaptığı kışkırtmalara ve bunun sonucunda çıkan ayaklanmalara karşı aldığı önlemler:
- Şeyhülislamın fetvasına karşı Ankara Müftüsü Mehmet Rıfat Efendi ve 100’den fazla din adamı tarafından Milli mücadelenin haklılığı ve gerekliliği yönünde fetva yayınlandı.
-Hiyanet-i Vataniye kanunu çıkarıldı ve İstiklâl Mahkemeleri kuruldu.
- İstanbul Hükümeti ile haberleşmeler kesildi.
-Basın yoluyla halka doğru bilgi verilmeye çalışıldı.
- TBMM'ye isyan edenler cezalandırıldı ve TBMM'nin otoritesi sağlandı.
-Ayaklanmalara karşı askeri güç kullanıldı.
-Düzenli Ordu kurulmaya başlanmış ve Kuva-yı Milliye birlikleri düzenli orduya katılarak kaldırılmıştır.
Ayaklanmaların Sonuçları:
1-Kurtuluş Savaşı uzamıştır. 2-Milli Mücadele'nin kazanılması gecikmiştir. 3-Yunanlar, Anadolu'da ilerleme fırsatı bulmuştur. 4-Boş yere kardeş kanı dökülmüştür. 5-TBMM gücünü, hızla ilerleyen düşmana karşı değil ayaklanmaları bastırmaya harcamıştır.
6-TBMM, tüm ayaklanmaları bastırarak Anadolu'da otoriteye hakim olmuştur.
HIYANET-İ VATANİYE KANUNU(29 NİSAN 1920) ve İSTİKLÂL MAHKEMELERİ (11 Eylül 1920)
Nedeni: TBMM'ye karşı ayaklanmaların çıkması. Anadolu'da eşkıyaların çoğalması ve iç güvenliği tehdit etmeleri. Kuva-yı Milliye birliklerinin düzensiz hareket etmeleri. Askerden firar edenlerin artması. TBMM'nin tüm yurtta otoriteyi eline almak istemesi.
Bunların önlenmesi için; Hıyânet-i Vataniye Kanunu kabul edilmiştir (29 Nisan 1920).
İstiklâl Mahkemeleri kurulmuştur (11 Eylül 1920).
İstiklâl Mahkemeleri'nin Özellikleri: Mahkeme kararlarında temyiz hakkı yoktur.
Mahkeme üyeleri TBMM üyeleri arasından seçilmiştir.
İstiklâl Mahkemeleri'nin Yararları: Asker kaçakları orduya geri dönmüştür. Ayaklanmalar bastırılmıştır. İç güvenlik sağlanmıştır. Devlet organları işlemeye başlamıştır.
Vergi ve asker alımları kolaylaşmıştır.
Genelgeler ve Kongreler-Kurtuluş Savaşı Hazırlık Dönemi
KURTULUŞ SAVAŞI (Hazırlık Dönemi) GENELGELER ve KONGRELER
-----ÖNEMLİ NOKTALAR------
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Havza Genelgesi (28-29 Mayıs 1919)
*Büyük ve heyecanlı mitingler düzenlenmesi ve işgallerin protesto edilmesi
*İstanbul Hükümeti’ne protesto telgrafları çekilmesi
*Yabancı devletlerin temsilcilerine uyarı mektupları gönderilmesi ve uyarı telgrafları çekilmesi istenmiştir.
***Havza Genelgesi, işgallere karşı sessiz kalınmaması gerektiğini vurgulamaktadır. Halkı işgallere karşı birlik olmaya çağırmaktadır.
---------------------------------------------------------------------------------
Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919)
*Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir.(Milli mücadelenin gerekçesi)
*Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.(Burada “Milli egemenlik” kavramından ilk kez söz ediliyor. Ayrıca İstiklal Savaşı’mızın amacı ve yöntemi belirtiliyor.)
*Her türlü etki ve denetimden uzak bir kurul oluşturulmalıdır.(Temsil Kurulu’nun oluşturulmasının gerekliliğinden ilk kez söz ediliyor.)
***Sivas Kongrelesinin toplanma kararı da Amasya Genelgesinde alınmıştır.
*Anadolu’nun en güvenilir yeri olan Sivas’ta milli bir kongre düzenlenmeli, bunun için de her bölgeden üç delege Sivas’ta olacak şekilde yola çıkmalıdır.
---------------------------------------------------------------------------------
Erzurum Kongresi
(22 Temmuz-7 Ağustos 1919)
*Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, asla parçalanamaz.(Milli sınırlardan ve bu sınırların bölünmez bir bütün olduğundan ilk kez söz edilmiştir)
*“Manda ve himaye kabul edilemez.” denilerek Manda ve Himaye ilk kez açıkça reddedilmiştir.
*Kuvayı Milliye’yi etkin, milli iradeyi hakim kılmak esastır.( Milli egemenlik kavramı ilk kez bu kadar açıkça vurgulanmıştır.)
*Hristiyan azınlıklara siyasi hakimiyet ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez.(Burada Osmanlı’nın geçmişte yabancı devletlere ve azınlıklara verdiği ayrıcalıklardan(kapitülasyonlar) kaynaklanan zararlara bir tepki vardır.)
*Heyet-i Temsiliye (Temsil Kurulu) oluşturulmuştur. Başkanı M.Kemal olmuştur.(Temsil Heyeti (Kurulu) Erzurum Kongresi’nde kuruldu.)
---------------------------------------------------------------------------------
Sivas Kongresi ( 4-11 Eylül 1919)
Erzurum Kongresi'de alınan bütün kararlar kabul edildiği gibi;
*Manda ve Himaye fikri kesin olarak reddedilmiştir.
*Tüm milli cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirildi.(Yararlı(Milli) Cemiyetler tek çatı altında toplandı.)
*Temsil Kurulu’nun yetkileri tüm yurdu temsil edecek şekilde genişletilmiştir.(Temsil Kurulu adeta bir hükümet halini almıştır. Bunu Ali Fuat Paşa’nın Batı Anadolu kuvvetler komutanlığına atanmasından çıkarıyoruz.)
*Ayrıca İrade-i Milliye gazetesi bu kongrede kurulmuş ve milli mücadele için kamuoyu oluşturma çabalarına destek olmuştur.
Haçlı Seferlerinin nedenleri ve sonuçları...
(Önce bu notu okuyup ardından etkinlikler kısmından ilgili etkinliği yapabilirsiniz!)
HAÇLI SEFERLERİ: XI.yüzyılda Anadolu, Suriye ve özellikle Hristiyanlar için kutsal sayılan Kudüs, Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun egemenliği altına girmişti. Bu durum, Bizans başta olmak üzere Batı Avrupa ülkelerini Türklerle karşı karşıya getirdi ve önemli savaşlara neden oldu. Ortaya çıkan Türk tehdidini ortadan kaldırmak ve Kudüs'ü almak için yapılan bu savaşlara Haçlı Seferleri denildi.Haçlı Seferleri ve savaşlara bu ismin verilmesi ise, doğuya yürüyen Hristiyanların elbiselerine haç diktirmelerinden kaynaklandı. 1096-1270 yılına kadar geçen dönemde başlıca sekiz Haçlı Seferi gerçekleşmiştir.
Bunların nedenleri ve sonuçları kısaca şöyledir :
Haçlı Seferlerinin Nedenleri
- Dini inanç: Batı Hristiyanları, dinlerince kutsal sayılan Kudüs ve Filistin'i Müslümanlardan geri almak istediler.
- Avrupa'nın içinde bulunduğu yoksulluk: Bu durum insanları doğunun refah ve zenginliğine sevk etti. Doğunun zenginliklerini elde etmek istediler.
- Türklerden kaynaklanan korku ve endişe: Türklerin Anadolu’ya girmeleri ve hakim olmaları, Bizans ve Avrupa’da tedirginliğe neden oldu.Kendilerine tehdit olarak gördükleri Türkleri Anadolu’dan atmak istiyorlardı.Bu durum Bizans'ın Türklere karşı Batı Avrupa'dan yardım istemesine yol açtı.
- Ticaret yollarını denetim altına alma isteği: Uzakdoğu ile Avrupa arasındaki ticaretin ana hattı olan Ortadoğu'da Müslümanların kontrolünü kırmak, ticaret yollarını ele geçirmek.
- Derebeylerinin yağma ve macera hevesleri: Dini kanun ve uygulamaların Avrupa’da haksız kazanç zihniyetini sınırlandırması, derebeylerini ve şövalyeleri Türk ve İslam alemine yöneltti.
***Haçlı Seferleri toplam sekiz tanedir. İlki 1096’da başlamış, en sonuncusu ise 1270 yılında yapılmıştır. Seferlerin benzer sonuçları olsa da çok farklı neticeleri de vardır. Genel olarak incelendiğinde aşağıdaki sonuçlara varılır:
Haçlı Seferlerinin Sonuçları
(1) Dini Sonuçları : Kudüs'ün ele geçirilememesi inançlarının zayıflamasına ve papanın ve diğer din adamlarının nüfuzlarının azalmasına sebep oldu.
(2) Siyasi Sonuçları: Doğuda ve İstanbul'da kurulan Hristiyan devletleri uzun ömürlü olamadıklarından Haçlı Seferlerinin siyasi neticeleri parlak olmadı. Ancak Türkler'in Avrupa'ya geçişlerini geciktirdi. Ayrıca bu seferler, 150 yıldan fazla bir süre Türkleri meşgul ettiğinden Moğol Orduları ile gelen tehlikeye karşı yeterli önlemin alınamamasına yol açtı.
(3) Sosyal Sonuçları : Harbe katılan birçok derebeyi geri dönemediği için Avrupa'da derebeylik zayıfladı; Halk arasındaki sınıf farkları ortadan kalkmaya başladı ve sosyal yapıda önemli değişmeler başladı.
(4) Ekonomik Sonuçları : Doğu ve batı toplumları arasında ticari faaliyetler başladı.. Doğuda mevcut olan pek çok tarım ürünü ve meyveler Avrupa'da da yetiştirilmeye başlandı. Deniz ticareti canlandı ve bilhassa Akdeniz ülkeleri büyük bir zenginliğe kavuştu. Özellikle pusula, kağıt, top barutu gibi büyük icatlar ile işlenmiş bakır eşyalar, kumaşlar ve yel değirmeni dahil çeşitli yenilikler Avrupalıların da hizmetine girdi.
Osmanlı Tarihi(İlkler)
OSMANLI TARİHİ’NDE İLKLER
1.İLK Osmanlı Padişahı OSMAN BEY dir.
2.Osmanlıların İLK Başkenti SÖĞÜT dür.
3.Osmanlılarda İLK defa Beylikten Devlete geçiş ORHAN GAZİ zamanında olmuştur.
4.İLK Osmanlı veziri ALLADDİN PAŞA dır.
5.İLK vakfı ORHAN BEY kurdu.
6.İLK düzenli ORDU ORHAN BEY zamanında kuruldu.
7.İLK para ORHAN Bey zamanında bastırıldı. (1327 )
8.İLK Medrese İZNİK’te ORHAN BEY tarafından kuruldu.
9.Rumeli’ye geçiş İLK defa Orhan Beyin kardeşi SÜLEYMAN PAŞA ile olmuştur.
10. Rumeli’de İLK ÜS ÇİMPE KALESİ dir.
11. Osmanlılara katılan İLK beylik KARESİ BEYLİĞİ’dir.
12. İLK ALTIN para FATİH zamanında bastırıldı.
13. İLK KAPAN-I DERYA Baltaoğlu Süleyman Bey dir.
14. Topçu birliği İLK defa I.MURAT zamanında kuruldu.
15. Karamanoğulları ile İLK savaşı I.MURAT yaptı.
16. Top İLK defa I. KOSOVA SAVAŞI ‘ında kullanıldı.
17. Savaş alanında şehit düşen İLK Padişah I. MURAT olmuştur.
18. Haçlılarla İLK defa SIRPSINDIĞI SAVAŞI ‘ında karşılaşıldı.(1364)
19. İLK YENİÇERİ OCAĞI I. MURAT zamanında kuruldu.
20. İstanbul İLK defa YILDIRM BAYEZID tarafından kuşatıldı.
21. Anadolu Türk Birliği İLK defa YILDIRIM BAYEZID tarafından kuruldu.
22. Osmanlılara Orta Avrupa nın kapıları İLK defa NİĞBOLU ZAFERİ ile açıldı.(1396)
23. Anadolu Türk Birliği İLK defa Ankara savaşı SONUNDA BOZULDU.(1402)
24. Osmanlılarda İLK taht kavgaları FETRET DEVRİ’ inde oldu.
25. İLK deniz savaşı ÇELEBİ Mehmet zamanında VENEDİKLİLER ile oldu.
26. İLK SÜRRE ALAYI ÇELEBİ MEHMET zamanında düzenlendi.
27. Kendi isteği ile tahttan çekilen İLK Padişah II.MURAT olmuştur.
28. Avrupalılar İLK kez Türkleri Balkanlardan atamayacaklarını II.KOSOVA SAVAŞI ‘ndan sonra anladılar.
29. Padişah emriyle öldürülen İLK sadrazam ÇANDARLI HALİL PAŞA’dır.
30. İLK kez BALKANLARIN fethini tamamlayan FATİH’dir.
31. HAVAN topu İLK defa İSTANBUL’UN FETHİNDE kullanıldı.
32. İLK Osmanlı KANUNLARI Fatih KANUNNAMESİ’dir.
33. FATİH KANUNNAMESİ Osmanlı devletinin İLK ANAYASASI niteliğindedir.
34. Kalelerin topla yıkılabileceği İlk kez İSTANBUL FETHİ ile anlaşıldı.
35. İLK KAPİTÜLASYONLAR Orhan bey döneminde RAGUZA CUMHURİYETİ’ ne verildi.
36. Vezir-i azamlar İLK defa FATİH zamanında DİVANA başkanlık etmişlerdir.
37. İPEKYOLU İLK defa FATİH’ in Kırım’ı fethiyle Osmanlı denetimine girmiştir.
38. İLK defa Osmanlı tahtına iki kez çıkan II.MURAT ,son kez çıkan II.MUSTAFA dır.
39. dünyada İLK defa YİVLİ-SETLİ toplar II.BAYEZID zamanında yapılmıştır
40. İLK defa Avrupa Devletlerinin Osmanlı devletinin İÇ İŞLERİNE karışmasına neden olan olay CEM SULTAN ‘ın Papaya sığınmasıdır.
41. Osmanlı Devletli İran ile İLK büyük savaşı ÇALDIRAN SAVAŞI dır.(1514)
42. Osmanlı Padişahlarından İLK halife YAVUIZ dur.
43. Osmanlıların Kuzey Afrika daki hakimiyeti İLK defa MISIR ‘IN FETHİYLE başlamıştır.
44. YAVUZ’un Mısır ve Hicaz’ı feth etmesiyle BAHARAT YOLU İLK defa Osmanlıların denetimine girdi.
45. KANUNİ’nin Rumeli ye yaptığı İLK sefer BELGRAD seferidir.
46. Viyana İLK defa KANUNİ tarafından kuşatıldı.(1529)
47. Preveze Deniz savaşından sonra Türkler İLK defa AKDENİZ’de üstünlüğü ele geçirdiler.(1538)
48. Kaptan-ı Derya ,Reis’ül –Küttap İLK defa KANUNİ zamanında divan üyesi oldu.
49. Osmanlılarla İran arasında imzalan İLK antlaşma AMASYA ANTLAŞMASI dır.(1555)
50. İLK defa sefere çıkmayan Padişah II.SELİM dir.
51. İlk defa İstanbul’da doğan,İstanbul’da ölen padişah II.SELİM dir.
52. Osmanlı Tarihinde İLK defa KANUN-U KADİM(yeniçeri Ocağına asker alma kanunu)III.MURAT zamanında bozuldu.
53. İLK defa Sultan I.AHMET zamanında şehzadeleri sancaklara gönderme uygulaması kaldırıldı.
54. Osmanlı İmparatorluğu Avusturya ya karşı siyasal üstünlüğünü ve yaptırım gücünü İLK defa ZİTVATOROK ANTLŞAMASI ile kaybetti.(1606)
55. Osmanlı Tarihinde askerler tarafından öldürülen İLK padişah GENÇ OSMAN (II.OSMAN) dır.
56. Osmanlılarda İLK bütçeyi TARHUNCU AHMET PAŞA yapmıştır.
57. İLK Türk İran sınırı KASR-I ŞİRİN antlaşması ile çizildi.(1639)
58. Çeşitli şartlar ileri sürerek,göreve gelen İLK VEZİR ,KÖPRÜLÜ MEHMET PAŞA dır.
59. Osmanlılar İLK defa KARLOFÇA (1699) ve İSTANBUL(1700) antlaşmaları ile toprak kaybetti.
60. Osmanlıların Rusya ile imzaladığı İLK antlaşma İSTANBUL ANTLAŞMASI dır.
61. Osmanlıların kaybettiği İLK beylik ERDEL BEYLİĞİ’dir.
62. Osmanlı Devleti İLK defa PASAROFÇA ANTLAŞMASINDAN sonra Avrupa dan geri kaldığını anlamıştır.
63. Osmanlı Devleti İLK defa Pasarofça Antlaşmasından sonra LALE DEVRİNDE Avrupa’yı örnek alarak ıslahatlar yapmıştır.
64. Avrupa’ya İLK elçiler Lale devrinde PARİS ve VİYANA’ya gönderildi.
65. Osmanlılarda İLK Matbaa GAYRİMÜSLİMLER (Yahudi-Ermeni)tarafından açılmıştır.(15. yy)
66. Osmanlılarda İLK Türk Matbaası Lale Devrinde İBRAHİM MÜTEFERRİKA tarafından açıldı.(1727)
67. İLK kağıt fabrikası Lale Devrinde YALOVA da kuruldu.
68. İLK itfaiye örgütü LALE DEVRİNDE kuruldu.
69. Askeri alanda İLK ıslahatı I.MAHMUT yapmıştır.
70. İLK Mühendis Okulu 1731 yılında Kara Mühendis (Mühendishane-i Berri Hümayun)adıyla I. MAHMUT tarafından kuruldu.
71. İLK defa KAPİTÜLASYONLAR 1740 yılında Sürekli hale getirildi.
72. İLK defa Osmanlı Devletinden Halkı Türk ve Müslüman olan bir toprak parçası(Kırım)KÜÇÜK KAYNARCA ANTLŞMASI ile koparılmıştır.(1774)
73. Ruslar İLK kez KÜÇÜK KAYNARCA ANTLAŞMASI ile iç işlerimize karışma hakkını elde etmiştir.
74. Rusya’ya İlk kapitülasyonlar KÜÇÜK KAYNARCA ANTLAŞMASI ile verildi.
75. Ulufe alım-satımı İLK defa I. ABDÜLHAMİD tarafından yasaklanmıştır.
76. İLK defa Avrupa orduları örnek alınarak kurulan ordu NİZAM-I CEDİD ordusudur.
77. Avrupa başkentlerinde İLK devamlı elçilikler III. SELİM zamanında açıldı.
78. İLK devamlı elçilik LONDRA ya açıldı.(1793)
79. NAPOLYON İlk yenilgisini AKKA kalesi önünde NİZAM-I CEDİD ordusuyla yaptığı savaşta aldı.
80. Osmanlı Devletinde İLK Milliyetçilik hareketi SIRP İSYANI dır.
81. İLK defa padişahın yetkileri II. Mahmut’un ayanlarla imzaladığı SENEDİ İTTİFAK la (1808) azalmıştır.
82. Osmanlı Devletinde yaşayan azınlıklara İLK defa ayrıcalık BÜKREŞ ANTLAŞMASI ile SIRPlara verildi.
83. Osmanlı Devletinden bağımsızlığını kazan İLK devlet YUNANİSTAN olmuştur.(1829-Edirne Antlaşması)
84. Boğazlar Sorunu İLK defa HÜNKAR İSKELESİ ANTLKAŞASI ile ortaya çıktı.(1833)
85. İngilizlere İLK defa kapitülasyonlar BALTA LİMANI TİCARET ANTLAŞMASI ile verildi.(1838)
86. İLK gazete TAKVİM-İ VAKAYİ adıyla II. MAHMUT zamanında çıkarıldı.(1831)
87. Nüfus sayımı İLK defa II. MAHUT zamanında yapıldı.(1831)
88. Tımar ,Zeamet ve Müsadere(Mallara el koyma) İLK defa II. MAHMUT tarafından kaldırıldı.
89. İLK defa Polis örgütünün temelleri II. MAHMUT zamanında atılmıştır.
90. İLK defa Divan Teşkilatı kaldırılarak Bakanlıklar II. MAHMUT zamanında kuruldu.
91. Öğretim İLK defa II. MAHMUT zamanında zorunlu hale getirildi.
92. İLK Posta Örgütü II. MAHMUT zamanında kuruldu.
93. İLK defa Tercüme Odası,Yabancı Dil Okulu,Devlet Memuru Yetiştiren Okullar II. MAHMUT tarafından açıldı.
94. İLK defa yurt dışına öğrenci II.MAHMUT zamanında gönderildi.
95. Kılık-Kıyafette İLK değişiklik II.MAHMUT zamanında yapıldı.
96. İLK defa Padişah kendi gücünün üstünde bir gücü TANZİMAT FERMANI ile tanımıştır.
97. Osmanlılarda İLK kağıt para KAİME adıyla 1841 de ABDÜLMECİT tarafından bastırıldı.
98. İLK demir yolu hattı TANZİMAT DÖNEMİNDE döşendi.(1866)
99. Telgraf İLK defa TANZİMAT DÖNEMİNDE kullanılmaya başlandı.(1854)
100. Laik Kanunlar İLK defa TANZİMAT DEVRİNDE çıkarıldı.
101. Askerliğin İLK defa bir bedele bağlanması ISLAHAT FERMANI ile olmuştur.(1856)
102. Osmanlı Devleti Kırım savaşında sonra Avrupalı devletlerin himayesine girerek İLK defa BAĞIMSIZ DEVLET OLMA ÖZELLİĞİNİ kaybetmiştir.
103. Osmanlı Devleti dışarıdan borç parayı İLK defa Kırım Savaşı(1856) sırasında İngilizlerden I.ABDÜLMECİT zamanında almıştır.
104. Osmanlı Devletini Avrupa Devleti sayılması İLK defa 1856 PARİS ANTLAŞMASI ile kabul edilmiştir.
105. İLK OSMANLI ANAYASASI Mithat Paşa başkanlığında bir komisyon tarafından hazırlanarak II.ABDÜLHAMİD zamanında ilan edildi.
106. Osmanlı devletinde ,halk yönetime İLK defa I. MEŞRUTİYET döneminde katıldı.
107. Osmanlı Devletinde Mecelle Hukuku İLK defa I. MEŞRUTİYET döneminde uygulamaya konulmuştur.
108. İTTİHAT VE TERAKKİ PARTİSİ Türk Tarihinde milliyetçiliği İlk defa resmi bir ideoloji haline getirmiştir.
109. Türk tarihinde parti diktasıyla yönetim İLK defa İTTİHAT VE TERAKKİ PARTİSİ’nin yönetimiyle gerçekleşti.
110. İttihat ve Terakki Partisi (Cemiyeti,Fırkası) devlet yönetimini İLK defa kesin olarak I. BALKAN SAVAŞI sırasında ele geçirdi.(Babı Ali Baskını)
111. Balkan savaşı KARADAĞ’ ın Osmanlı’ya savaş açmasıyla başlamıştır.
112. Osmanlı Tarihinde İLK DENİZALTI filosu II. ABDÜLHAMİT zamanında oluşturuldu.
113. Osmanlı devletinin I. Dünya Savaşından sonra paylaşıldığı İLK Antlaşma SYKES-PİCOT antlaşmasıdır.
II.MEHMET DÖNEMİ (FATİH) (1451-1481)
II.MEHMET DÖNEMİ (FATİH) (1451-1481)
Amaçları: 1-İstanbul’u fethetmek. 2-Anadolu’yu bir yönetim altında birleştirmek.3-Karadeniz ticaret yoluna hakim olmak.
*Fatih, Yükselme döneminin ilk padişahıdır.
*Fatih döneminde ilk Osmanlı altın parası basılmıştır.
İSTANBUL’UN FETHİ (6 NİSAN-29 MAYIS 1453)
İstanbul’un fethinin sebepleri:
1-Bizans, Osmanlıların Rumeli’den Anadolu’ya,Anadolu’dan Rumeli’ye asker geçirmelerine engel oluyordu.
2-Bizans, Avrupa devletlerini, Anadolu beyliklerini ve Osmanlı şehzadelerini Osmanlılar aleyhine kışkırtıyordu.
3-Rumeli’de kesin hakimiyet için İstanbul’un fethi şarttı..
4-Osmanlı padişahları devleti Rumeli’de Edirne’den, Anadolu’da Bursa’dan yönetiyorlardı.İstanbul’un fethi ile tek merkezden yönetim sağlanacaktı.
5-İstanbul kara ve deniz yollarının üzerinde bulunması sebebiyle ticari önem taşıyordu.
6-İstanbul Hıristiyanlar için önemli bir dini merkezdi.
Osmanlı Devleti’nin fetih için yaptığı hazırlıklar
1-Bizans’a deniz yoluyla gelebilecek yardımları önlemek amacıyla Anadolu Hisarı’nın karşısına Boğazkesen adı verilen Rumeli Hisarı yapıldı.
2- Bizans’ın İstanbul dışındaki toprakları alınarak batı ile bağlantısı kesildi.
3- Surları aşmak için yürüyen tekerlekli kuleler yapıldı.
4- Kuşatmayı denizden desteklemek için 400 gemiden oluşan donanma hazırlandı.
5-Edirne’de büyük toplar döküldü. ( Bunların en büyüğü şahi topudur.)
6-Aşırtma gülleler atacak havan topları yapıldı.
7-Avrupa’dan gelecek saldırılara karşı Mora ve Balkanlara kuvvet gönderildi.
Bizans’ın hazırlıkları:
1-İmparator XI. Konstantin, Katolik ve Ortodoks kiliselerini birleştirmek istedi. Böylece papanın yardımıyla Avrupa devletlerinin desteğini sağlamak istiyordu.
2- Haliç’in girişi kalın zincirlerle ve eski gemilerle kapatıldı.
3- Halk silahlandırılıp surlar tamir edildi.
4-Grejuva (Rum ateşi) adı verilen bir silah geliştirildi.
İstanbul’un fethinin Türk tarihi açısından sonuçları:
1-Osmanlı Devleti için yükselme dönemi başladı.
2-İstanbul Osmanlı Devleti’nin başkenti oldu.
3-Boğazlar Osmanlı hakimiyetine girdi.
4-Karadeniz ticaret yolu Osmanlıların eline geçti.
5-Türklerin Avrupa’ya yerleşmeleri hızlandı.
6- II. Mehmet, Fatih unvanını aldı.
7-Osmanlıların Rumeli ve Anadolu’daki toprakları bütünleşti.
8- Osmanlıların İslam dünyasındaki saygınlığı arttı.
İstanbul’un fethinin dünya tarihi açısından sonuçları:
1-Şehirleri çevreleyen surların toplarla yıkılacağı anlaşıldı. Avrupalı krallar derebeylerinin şatolarını toplar ile yıkarak Ortaçağ feodalite rejimine son verdiler.
2-İpek ve baharat yolları Türklerin eline geçince Avrupalı denizciler başka deniz yolları aramak zorunda kaldılar ve coğrafi keşifler başladı.
3-1058 yıllık Doğu Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla Roma imparatorluğu tarihe karıştı.
4-İstanbul’un fethinden sonra İtalya’ya kaçan bilginler orada Rönesans hareketini başlattılar.
5- İstanbul’un fethi Ortaçağ’ın sonu, Yeniçağ’ın başlangıcı olarak kabul edildi.
MORA’NIN FETHİNİN SEBEBİ:
1-Mora’da Bizans imparatorunun akrabaları vardı. İleride Bizans üzerinde hak iddia edebilirlerdi.
2-Mora, Osmanlıların İtalya’ya yapacakları seferlerde askeri üs olarak kullanılabilirdi.
FATİH’İN BATI SEFERLERİ:
Sırbistan, Mora, Eflak, Boğdan, Bosna, Hersek, Arnavutluk, İtalya, Atina
FATİH’İN DOĞU SEFERLERİ:
Amasra, Sinop, Trabzon, Karamanoğlu koprakları ( Konya ve çevresi), Akkoyunlu toprakları (Doğu Anadolu, Erzincan bölgesi), Candaroğlu toprakları ( Kastamonu ve çevresi), Kırım
*Fatih, Mora ve Trabzon’u alarak Bizans’ın yeniden dirilme umutlarını sona erdirmiştir.
FATİH DÖNEMİNDE ELE GEÇİRİLEN ADALAR:
Gökçeada, Taşoz, Bozcaada, Limni, Midilli, Semadirek, Eğriboz ,Zenta, Kefalonya, Ayamavra adaları fethedildi. Rodos kuşatıldı ise de alınamadı.
16 YIL SAVAŞLARI
Tarih: 1463-1479
Taraflar: Osmanlı - Venedik
Sebep: Osmanlıların Ege adalarını ele geçirmeleri Venedik’in doğu ticaretine zarar veriyordu.
Sonuç: 16 yıl süren savaş sonunda Eğriboz başta olmak üzere bir çok ada ele geçirildi ve Venedikliler ile barış yapıldı. Antlaşma ile Venedik Osmanlı sularında ticaret yapma ve İstanbul’da balyos (elçi) bulundurma hakkı kazandı.
OSMANLI-MEMLUK İLİŞKİLERİNİN BOZULMA SEBEPLERİ:
1-Osmanlıların Memluk hakimiyetindeki Dulkadiroğullarının iç işlerine karışmaları.
2-Osmanlıların Memluklardan Hicaz su yollarının tamiri için müsaade istemeleri.
3-Memlukların Dulkadir beyi Şahsuvar Bey’i öldürmeleri.
Sonuç: Fatih, Memluklar üzerine sefere çıkmaya karar verdiyse de Gebze yakınlarında ölünce sefer yarıda kaldı.
OTLUKBELİ SAVAŞI
Tarih:1473
Taraflar: Fatih SM X Akkoyunlu Uzun Hasan
Sebep: Akkoyunlu Uzun Hasan’ın Osmanlılara karşı kullanmak üzere Venediklilerden ateşli silahlar almak istemesi.
Sonuç:Akkoyunlu Devleti yıkılma sürecine girdi.
Önemi: Osmanlılar Anadolu’daki en büyük rakiplerinden birini ortadan kaldırmıştır.
İTALYA SEFERİ (OTRANTO SEFERİ)
Tarih:1480
Taraflar: Osmanlı X Napoli Krallığı
Amaç: Roma’yı fethetmek.
Sonuç: Fatih’in ölümüyle sefer yarıda kaldı ama Otranto kalesi alındı.
KIRIM’IN OSMANLILARA KATILMASININ ÖNEMİ:
Fatih: 1-Karadeniz ticaret yolunun güvenliğini sağlamak,
2-Moskova Prensliği’nin güneye yayılmasını engellemek,
3-Ceneviz ticaretine son vermek için Kırım’ı Osmanlılara bağlamak istedi.
Kırım’ın Osmanlılara katılması ile:
1-Karadeniz bir Türk gölü haline geldi.
2-Karadeniz kıyılarındaki doğu ticaret yolları Osmanlıların eline geçti.
3-Osmanlılar Eflak ve Boğdan’ı doğudan kontrol etmek imkanına kavuştular.
FATİH KANUNNAMESİ:
Fatih Kanunnamesi, sadrazam Karamani Mehmet Paşa tarafından hazırlanmıştır.
Hükümdar devletin bekası için kardeşlerini katledebilir. Bu kanunname sayesinde Osmanlılar 600 sene varlıklarını devam ettirebilmişlerdir.
*Fatih’in ölüm haberi Roma’ya ulaşınca İtalya’da toplar atılıp, günlerce şenlikler yapıldı. Papa, bütün Avrupa kiliselerinde üç gün çanların çalınıp şükür ayinleri yapılmasını emretti.
---------------------------------------------------------------------
OSMANLI TARİHİ YÜKSELİŞ DÖNEMİ ( 1451-1579 )
FATİH DÖNEMİ ( II.MEHMET )
( 1451-1481)
Dönemin Özellikleri :
"Devletten İmparatorluğa geçişi sağladı.
"Kuruluştan yükselmeye geçişi sağladı.
"Güçlü bir donanma oluşturuldu.
"Karadeniz egemenliğini sağladı.
"İpek yolu denetimi Osmanlılara geçti.
"Anadolu birliğini gerçekleştirmede önemli başarılar sağlandı.
"Rumelihisarı,Topkapı Sarayı,Kapalı Çarşı 'yı yaptırdı.
"İlk altın para'yı bastırdı.
"Osmanlı Örfi Hukuk kurallarını Yazıya geçirdi."Kanunname-i Ali Osman "*
* Osmanlılar da ilk yazılı kanunname düzenleyicisi

Kategori: 
14/11/2008